Dövme Silme Sürecini Etkileyen Faktörler
Dövme silme işleminin başarısı ve seans sayısı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Dövme yapılırken kullanılan boyanın kalitesi, boyanın enjekte edildiği derinliğin standart olmaması ve dövme üzerine farklı dönemlerde yapılan rötuşlar (dokunuşlar), silme sürecini doğrudan etkileyen unsurlardır.
Güvenli Dövme Silmede Temel Kriterler ve Kombinasyon Teknolojisi
Dövme silmede hızlı sonuç almak hedeflense de, en önemli kriter işlem sonrasında ciltte skar (iz) bırakmamak ve pigment kaybına (renk bozukluklarına) yol açmamaktır. Bu doğrultuda hasarsız bir silme işlemi için kombinasyon tedavileri uygulanır. İlk olarak, dövmeli doku üzerinde Er:YAG lazer yardımıyla dikine ışık sütunlarından oluşan mikro kanallar (bacalar) açılır. Hemen ardından Q-Switch lazer ile derindeki boya pigmentleri patlatılır. Açılan bu bacalar, patlatılan pigmentlerin yarattığı ısı ve gazın dışarı çıkmasını sağlayarak cilde nefes aldırır.
Skar Oluşumunu Önleme ve İyileşme Protokolü
Bu kombinasyon yöntemi, işlem sonrasında ciltte oluşabilecek su kabarcıklarını, agresif su toplanmalarını ve sonrasında gelişebilecek skar ya da nedbe (doku hasarı) oluşumunu engeller. Cilt hava aldığı için hem silinme süreci hızlanır hem de doku hasarsız bir şekilde iyileşir. Seanslar, cildin kendini yenileme fazı göz önünde bulundurularak minimum 1,5 ay aralıklarla tamamlanır. En büyük hedef, cilde zarar vermeden dövmeyi tamamen temizlemektir.
Doğru Bilgilendirme ve Kişiye Özel Süreç
Dövme sildirmeden önce hekime sorulması gereken en kritik sorular; uygulamanın hangi yöntemle yapılacağı, hangi teknolojinin kullanılacağı ve uygulayıcının bu alandaki deneyimidir. Başka hastalara ait öncesi-sonrası fotoğraflarının bu süreçte tek başına bir hükmü yoktur. Çünkü her bireyin cilt kalitesi, cilt rengi ve dövmesinin uygulama derinliği benzersizdir; bu nedenle süreçler asla birbiriyle kıyaslanmamalıdır.

